Sonbaharın gelmesiyle birlikte Türkiye’nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan kestanede hasat dönemi hız kazandı. Ülke genelindeki yıllık rekoltenin büyük bir kısmını karşılayan Ege, Karadeniz ve Marmara bölgelerinde toplanan ürünler toptancı halleri ile perakende satış noktalarına gönderilmeye başlandı.
Kestane ağacı, iklim ve toprak seçiciliği yüksek bir bitki türü olarak bilinir. Ilıman, nemli ve aşırı yaz kuraklığı yaşamayan yayla iklimlerini tercih eden bu ağaçlar, kireç içermeyen, derin ve hafif asidik orman zeminlerinde verimli bir şekilde gelişim gösterir. Üretim süreci, iklim koşulları nedeniyle genellikle 400 ila 1200 metre yükseklikteki engebeli dağ yamaçlarında yapılmaktadır.
HASAT GELENEKSEL YÖNTEMLERLE GERÇEKLEŞİYOR
Arazinin eğimli yapısı nedeniyle hasat işlemleri makineler yerine geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Olgunlaşan kestaneler, üreticilerin ağaçlara tırmanarak uzun sırıklarla dalları çırpmasıyla yere düşüyor. Dikenli yumaklar halinde toprağa düşen kestaneler kalın eldivenler kullanılarak toplanıp çuvallara konduktan sonra “gömü” adı verilen nemli çukurlara yerleştiriliyor. Üstleri eğrelti otlarıyla kapatılarak birkaç hafta bekletilen kestanelerin dikenli kabukları yumuşayıp açılıyor ve ardından yapılan boylama işlemiyle ürün tüketime hazır hale getiriliyor.

KİLOGRAM FİYATI 750 LİRAYA ULAŞIYOR
Sezonun başlamasıyla birlikte piyasalardaki fiyat dengeleri de belirginleşiyor. Üreticiden ilk çıkışta kilogramı 150 ile 200 lira arasında alıcı bulan kestane, büyükşehir hallerine ulaştığında toptan olarak 250 ile 320 lira arasında işlem görüyor. Perakende marketlerde ve manavlarda standart boy ürünlerin fiyatları 300 ile 450 lira arasında değişirken, özenle seçilmiş iri boy kebaplık kestanelerin kilogram fiyatı ise 750 liraya kadar çıkabiliyor.